Ne tuhaf... Yıllarca ve yıllarca... Beklemek? Neyi beklediğini bilmeden. Kimi beklediğini bilmeden. Tek bir duygu ve belirsiz bir anı. Karanlık, seçilmeyen. Ve onca yıllık beklemeden sonra, gelen rüyalar dizisi. Kaç yıl oldu? 10? Veya daha fazla? Tüm bu rüyalar dizisi... Ama bu rüyaları bırakmak istemiyorum. Orası bizim dünyamız, bizim planlamamız, bizim mutluluğumuz... Ve bırakmak istemiyorum, rüyaları. Neden bırakalım? Bulabildiğimiz tek huzur bu ufacık bir rüya içine sıkışmışken? Yalnız ve amaçsız hayatımdan sıyrılışım. Acımasız, başarısız hayatından sıyrılışı... Ve tüm bu siyahlığın ortasında otururum. Önümde dizüstüm, yanımda kahvem. Romanımı yazarken... O gelir. Bana ve romanıma bakar. Ve sorar... tüm gün aklımdan çıkaramadığım kar beyazı saçları. Gülerim ona. Yazılarımı gösteririm. 'İşte o.' Yine de merakı son bulmaz. İfadesiz yüzü, biraz merakla aydınlanır. Biraz da kıskançlıkla? 'Onlarda ne buluyorsun?' Tekrardan sorar. Çok kısa bir zaman dü...